Şov başlıyor!:

Bu yıl 7’ncisi düzenlenen Istanbul Fashion Week, 10-13 Ekim arasında İstanbullular’a modayı yaşatacak, şehirde moda konuşulacak.

Mehtap Elaidi başkanlığındaki ilk İstanbul Fashion Week, yedinci sezonunda hayli bereketli. 2013’te New York , Londra , Milano’daki moda haftalarını düzenleyen IMG ile stratejik işbirliğine gidecek olan organizasyonun, kendi ayakları üzerinde durduğu son sezonunda, katılım rekoru kırıldı. Seneye daha çok yabancı alıcının, uluslararası basının katılacağı bir moda haftamız olacağı gerçeği, “Bizim İstanbul Moda Haftası’na inancımız yok” görüşü, ağır bir darbe indirmiş olmalı ki dört günde 25’i tasarımcı, dokuzu marka olmak üzere 34 defile izleyeceğiz.
İFW’nin bu sezonki anahtar kelimesi değişim. Organizasyonun yaratılmasında ve bugüne gelmesinde büyük emeği olan Bahar Korçan, Moda Tasarımcıları Derneği Başkanlığı koltuğunu Mehtap Elaidi’ye devretti. Yeni başkanın ilk icraatlarından biri adres değişikliği oldu. Daha önce Odakule’deki çadırda gerçekleşen Moda Haftası, bu yıl Karaköy Antrepo’ya taşındı. Adres daha ‘hip’ olsa da giriş çıkış ve park konusunda santralistanbul’daki eziyetin bir türünü yaşayacak mıyız, hep birlikte göreceğiz. 

Defile yüzleri yerli 

Genelde paraya kıyarak tanınmış top modelleri getirme yarışında olan markalar, bu kez daha temkinli. Öyle ki Atıl Kutoğlu defilesinde yürüyecek F1’in patronu Bernie Ecclestone’un kızı Tamara ve AVVA podyumunda yer alacak olan Tony Ward dışında ( Madonna ’nın ex aşkı, en bilinen titri) sansasyonel isim yok. Bununla beraber Çağla Şıkel, Selma Ergeç, Bade İşçil ve üç silahşör top modeller Selda Car, Didem Soydan ve Beril Kayar’ı da bol bol göreceğiz. Hakan Akkaya ve Nihan Buruk gibi medyatik tasarımcıların da takvimde yer alması, TV dünyasının ünlülerinin etkinliğe akın etmesini sağlayacak. Kısacası, yerli magazine doyacağız. 

Etkinlikte destek krizi 
Moda haftası olunca kriz yaşanmaması mümkün mü? Her ne kadar etkinlik ilk kez Colgate gibi bir ana sponsor bulma başarısı yakalasa da destek verenler arasında geçen sezon olduğu gibi Doğuş Grubu’nun, dolayısıyla Vogue Türkiye ’nin olması, huzursuzluk yarattı. Bazı basın kuruluşları etkinliği protesto etme kararı bile aldı. Vogue ekibi ise “Özel haber ya da ambargo durumu yok, kapımız herkese açık” diyor. Sorun aşılacak mı henüz belirsiz. 

Yeni gelenler, dönenler ve ‘olmazsa olmazlar’ 
Organizasyonun en sevindirici yanı, güçlü takvimi. En büyük koz ise Dilek Hanif . Paris Moda Haftası’nda defile yapan Hanif, ilk kez 18.30’da İFW kapsamında tasarımlarını sergileyecek. Hanif, İstanbul’a gelme kararını şöyle açıkladı: “Bu organizasyon Türk modası için çok önemli. Bir katkımın olmasının iyi olacağını düşündüm. Tüm tasarımcıların bir arada olması etkinliğe bir güç katar. Dış Ticaret Fonu’ndan destek alıyoruz, Türkiye’de defile yapacağıma söz vermiştim. Hem sözün arkasında olma, hem de etkinliğe güç katma açısından Paris’ten sonra İstanbul’dayım. Bir tasarımcının kendi ülkesinde defile yapmaması çok saçma. Ayrıca İstanbul Moda Haftası’nın küresel anlamda önemli bir etkinlik olacağına inancım var. Organizasyon çok yeni ama çok iyi ilerliyor. Aksaklıklar olabilir ama pürüzler aşılacaktır. Güçlü isimler geldikçe, daha çok moda yazarı ve buyer gelecektir. IMG’nin de böyle bir organizasyona destek vermesi gidişatın iyi olduğunun göstergesi”
Defileye özel ayakkabı koleksiyonu yaratan ve desen çalışan Hanif, koleksiyonunu romantik ve sofistike olarak tanımlarken, parçaların giyilebilir olmasına da özen gösterdiğini söyledi. “Yarattığım tasarımlar hem çok romantik ancak aynı oranda giyilebilir, çok ayakları üzerinde duran bir koleksiyon. Lila, pudra, somon ve mont yeşili ağırlıklı. Dantel, tüller ve şifonlar ön planda. 60 parçalık koleksiyondan 45 parçayı sergileyeceğiz.”
Tasarımcı Elif Cığızoglu, İFW’ye “Merhaba” diyen diğer bir isim. ‘The Bridge- Köprü’ adlı koleksiyonda, dar formlarla tamamlanan ‘oversized’ üstler, kalın kumaşlarla birleşen transparanlar, deri ve organze karışımları, asimetri ve simetrinin birlikteliği farklı bir yorumla yer alıyor. Cığızoğlu, İFW’nin giderek önem kazandığını ifade ederek, zorluklardan bahsediyor: “Defile yapmak çok ciddi maliyeti olan bir organizasyon. Hem ofisinizi hazırlıklar için kapatıyorsunuz hem de defile harcamaları ciddi. Önümüzdeki yıllarda sponsorların ilgisinin artmasını ümit ediyorum. Yabancı alıcıların gelmesi çok önemli. Geçtiğimiz yıllarda ciddi bir buyer ve yabancı basının geldiğini düşünmüyorum, zaten bugünden yarına olabilecek birşey değil. İstanbul’un artan önemiyle, IFW’nin gelecek yıllarda daha dikkat çekici bir organizasyon olacağına inanıyorum.” 



İFW’de neler olacak
Antrepo 3’te ilk ve son gün sekiz, diğer günler dokuz defile sergilenecek.
Üç karma, 31 solo toplam
34 defile var.
Koreografilerin 21’i
Uğurkan Erez imzalı.
Dilek Hanif, Çiğdem Akın, Hakan Akkaya ve Atıl Kutoğlu defile sonrası after-party yapacak. Karma 1’in tasarımcıları Nihan Peker, Songül Cabacı ve Ayhan Yetgin Sortie’de bir parti düzenleyecek.
Dilek Hanif, Elif Cığızoğlu, Nihan Buruk, Hakan Akkaya, Ayhan Yetgin, Songül Cabacı, Selim Baklacı, Nil Kandemir, Selma State, Emre Erdemoğlu, İpek Tohumcu, Ayşe Deniz Yeğin ise İFW’ye ilk kez katılacak.


Tuvana Büyükçınar: İlhamım İstanbul’daki çelişkiler
Defilesinde Çağla Şıkel, Serenay Sarıkaya ve Didem Soydan’a yer verecek Tuvana Büyükçınar’ın çıkış noktası İstanbul: “Defilemde hem Art Deco desenlerinin hem de mimari konstrüksiyonlarının krep, jorjet, deri gibi materyaller ve siyah, beyaz, sarı, yeşil ve kırmızı tonlarını barındıran bir renk paleti aracılığıyla couture işçiliğinde hayat bulmasına şahit olacağız. Beni etkileyen diğer bir tema da modern hayattaki, özellikle de İstanbul yaşamındaki çelişkiler. İstanbul bir yüzünde seyretmeye doyamayacağımız güzelliklere ev sahipliği yaparken öte yandan barındırdığı çarpıklıklarla kendi içinde bir başka, bir Brütalist şehir inşa etmiş. Defilemde de çok ince işçilik isteyen Art Deco’nun metal fermuarlar, pis dikişler gibi detayları aracılığıyla Brütalizm’le girdiği etkileşime, İstanbul’dakine benzer bir paralellikte şahit olacağız.” Büyükçınar İFW’nin gidişatından memnun: “Moda Haftası’ndan bağımsız, hem mağazalarım için, hem de dünyada 15 ülkede 100’ün üzerinde satış noktasına ihracat yapmakta olduğum için, her sene düzenli koleksiyon hazırlıyorum. Ben de dahil olmak üzere birçok meslektaşımın hem beklentisinin, hem amacının, İstanbul Moda Haftası’nın hem ulusal, hem uluslararası arenada gördüğü ilgiyi sürdürülebilir bir şekilde artması için aracı olabilmek olduğunu düşünüyorum. Vogue İtalya ’nın Ocak 2012 sayısında ‘Şeker İlavesiz’ koleksiyonuna yer vermesi bunun örneklerindendir.”


Özgür Masur: Geçen sezon çok avangarddım
Geçen sezon son anda takvimden çekilen Özgür Masur, bunun stratejik bir karar olduğunu söylüyor: “Kışın defile yapmamamın olumsuz bir nedeni yoktu, koleksiyonum İFW platformu için avangar aldı. Bazen defile yaptığınız yerin önemi büyük oluyor. Sırf defile yapmış olmak için o platformda olmak yerine koleksiyonumu başka şekilde tanıtmayı uygun gördüm. Şimdi SOUL BY ÖZGÜR MASUR adı ile özel ve yeni bir markam var. İFW de bu markama uygun. ‘Denge’ ilk satış odaklı koleksiyonum, yüzüm ise Bade İşçil.


Tosun ve Masur döndü
Londra Moda Haftası kapsamında defile yapan Zeynep Tosun, İFW’ye dönen en önemli isim. Tosun, kararını şöyle açıklıyor: “Bütün üretimim Türkiye’de, dükkânım da Akmerkez’de. Türkiye benim için çok önemli bir market.” ‘The Hen’ adlı koleksiyonu yaratırken Türk motiflerinden örnek alan Tosun’un çıkış noktası Bartın olmuş: “Geleneksel motifleri çok modern volümlerle kullanmayı tercih ettim. Sportif ağırlıklı, çok cool ve sert bir kadından yola çıktım. Koleksiyonumda pek çok spordan parçalar bulunuyor. Gerek yağmurluk elbise gerek sweatshirt, gerekse tenis eteği. Hepsini abiye kumaşlarla birleştirerek oluşturdum koleksiyonumu. Fileyi stiletto ile birleştirerek yarattım koleksiyonun tarzını. Asıl hedeflediğim modern bir dünya kadını yaratmak. Defileleri her zaman dokulu yerlerde yapmayı tercih ederim. Antrepo’da podyum kurulmasına da karşıyım ama bunu sadece benim için değiştiremezler.”


En disiplinliler: Saraçoğlu ve Büyükçınar
İFW’nin koleksiyon sergileme konusunda en çalışkan iki ismi Gamze Saraçoğlu ve Tuvana Büyükçınar, yine merakla beklenen defilelere imza atacak. Geçen sezon olduğu gibi hazırgiyim koleksiyonu sunacak Saraçoğlu, yine baş manken olarak Selma Ergeç’i kullanacak. Rekor sayıda defile izlenecek olmasının heyecan verici olduğunu söyleyen tasarımcı “İstanbul Fashion Week’in ilk senesinden beri kesintisiz defile yapan bir tasarımcı olarak İFW’nin Türk moda sektörü için son derece önemli olduğuna inanıyorum. İFW hem markalara hem tasarımcılara koleksiyonlarını farklı bir platformda tanıtma imkânı sağlıyor. Her geçen yıl, öncekinden daha başarılı bir organizasyon ortaya konuluyor. Dünya standartlarına yaklaşmış bir organizasyon... Antrepo da uzun zamandır istediğimiz ve İFW’in ruhunu yansıttığını düşündüğümüz bir mekândı” diyor.

Yorum gönder

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
Hatice Sultan nefes kesti!
İstanbul Fashion Week'de Gamze Saraçoğlu defilesinde Podyuma çıkan isimlerden biri de Selma Ergeç'ti.
42 yaşında göğsünü gere gere podyumda!
Modacı Mehtap Elaidi’nin 2012-13 Sonbahar/Kış Koleksiyonu’nu gözler önüne serdiği defilesinde baş manken Deniz Pulaş’tı.
Tuvana Büyükçınar
İstanbul Fashion Week 2012-2013 Sonbahar-Kış sezonu koleksiyonu
adl & CENGİZ ABAZOĞLU
İstanbul Fashion Week 2011
Atıl Kutoğlu konuklarıyla podyumda
İstanbul Fashion Week'in açılış gününde Atıl Kutoğlu Sonbahar-Kış 2012/13 koleksiyonunu İstanbul Taksim'de kurulan çadırdaki defilesiyle tanıttı.
İstanbul Fashion Week başladı
İstanbul Fashion Week, 8-11 Şubat 2012 tarihleri arasında gerçekleşiyor
TUVANA BÜYÜKÇINAR
İstanbul Fashion Week
Gamze Saraçoğlu İstanbul Fashion Week 2012
Gamze Saraçoğlu'nun 2012 Sonbahar-Kış sezonu koleksiyonu "Kuzey Yamacı" dünyanın en ünlü kadın dağcısı Wanda Rutkiewicz'in yaşamından ilham alıyor

Giriş yap

Or you can

Connect with facebook